TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu düzenlediği toplantıda, Dışişleri Bakanlığının son yıllardaki, ''iş dünyası dostu'' yaklaşımının girişimcilerin şevkini artırdığını belirterek, ''Uluslararası alanda kendimizi daha güçlü hissetmemize katkı sağlıyor'' dedi.
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşmasını şöyle sürdürdü: “Küreselleşme süreci, iş dünyası için yeni fırsatlar ve yeni riskleri de beraberinde getirmiştir. Örneğin, Şangay’da yapılan üretim, Türkiye’de çok sayıda insanın işini kaybetmesine neden olabiliyor. Veya Avrupa Birliği üyesi ülkelerin beyaz eşya satışı yapan mağazalarında satılan her iki televizyondan birinin Türkiye’de üretildiğini görüyoruz. Bu örnekte, Almanya’daki Tüketici, Türkiye’de istihdam artışına katkı sağlamış oluyor. Rekabet, yerel piyasalarda olduğu gibi uluslararası piyasalarda da iş dünyası için giderek zorlaşmaktadır. Gelişmiş ülkeler, bu süreçte girişimcilerini diplomasi ile destekliyorlar. Devlet Başkanları, Hükümet Başkanları ve Bakanlar herhangi bir ülkedeki ihalede kendi ülkelerindeki firmalara daha fazla şans tanınabilmesi için girişimde bulunabiliyorlar. Bizzat ilgili ülkeye giderek yetkililerle temas kuruyorlar. Büyükelçiler, kendi ülkelerinin firmalarının menfaatleri için girişimde bulunuyorlar. Ankara’daki büyükelçilerle her görüştüğümde, kendi ülkelerinin firmalarına ilişkin çok sayıda taleple karşılaşıyorum. Ziyaret ettiğim ülkelerde memnuniyetle görüyorum ki, artık bizim işadamlarımız da sahipsiz değil. Ekonomi ve ticaret müşavirlerimiz, Büyükelçilerimizin direktifleri ile girişimcilerimizi yalnız bırakmıyorlar. Bunun ürünlerini de ülke olarak hasat ediyoruz. Türkiye, özellikle 80’li yılların başından itibaren çok ciddi bir dönüşüm süreci geçirmektedir. Bu dönüşüm sürecini anlamlı hale getiren, “zihniyet değişimi”ni de kapsıyor olmasıdır. Türkiye artık, giderek stratejik önemi ile orantılı bir güç haline geliyor. Sizler çok daha iyi biliyorsunuz; uluslararası ilişkilerde, arkalarında ülkelerinin güçlü askeri ve güçlü ekonomisi olan diplomatlar daha rahat hareket ediyorlar. Ülkelerinin pozisyonlarını daha etkili şekilde savunarak kabul ettirebiliyorlar. Son iki yılda Türkiye’ye doğrudan yatırım olarak gelen yabancı sermaye miktarı 40 milyar doları aşmıştır. Biz yabancı sermaye girişi açısından örnek gösterdiğimiz ülkelerin ilerisine geçmiş bulunuyoruz. Bugün Türkiye, dünya ile rekabet edebilen, bölgesinin en dinamik, en rekabetçi özel sektörü haline gelmiştir. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin tam üyelikle sonuçlanmasını istiyoruz. İlişkilerin gelişmesine katkı sağlamaya çalışıyoruz. İş dünyasının uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması temel önceliklerimizdendir. Bu açıdan, Bölgemizde yer alan ülkelerle ticaretin artışını çok önemsiyoruz. Ankara Forumu ve İstanbul Forumu çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar, iş dünyasının dışa açılmasına ve rekabet gücüne katkı sağlayacaktır. Kafkaslar ve Orta Asya, yine Birliğimizin öncelikleri arasında yer almaktadır. Özellikle, Kazakistan Devlet Başkanı Sayın Nazarbayev’in çağrısı üzerine başlattığımız, Avrasya Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği ve Avrasya Tahkim Merkezi projelerimizi önümüzdeki dönemde sonuçlandırmak istiyoruz. “ dedi ve Hisarcıklıoğlu konuşmasını şu sözlerle bitirdi:“Hepimiz Türkiye için çalışıyoruz. Aramızda esasen bir iş bölümü var. Aramızdaki sinerji ne kadar güçlü olursa, uluslararası arenadaki gücümüz de o denli artmış olur. Biz, Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olarak görmek istiyoruz. İnsanımızın zenginleşmesini ve insanca yaşam koşullarında hayatını devam ettirmesini istiyoruz. Bunun için çalışıyoruz.”
|
|
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |