Akaryakıt pek çok sanayi kolu için önemlidir ancak lojistik sektörünün vazgeçilmezidir. Haliyle bu sektörün en büyük gider kalemini de akaryakıt oluşturur. Dünyada petrol tüketiminin her yıl yaklaşık olarak 30 milyar varili bulduğu düşünüldüğünde uğruna savaşlar çıkan petrolün ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Diğer taraftan ise özellikle otomotiv sektörünün terminolojisinde “yeşil lojistik”, “daha az karbon salınımı”, “Euro 5”, “Euro 6” gibi kavramların daha fazla yer tutması da olayın farklı bir boyutunu gözler önüne sermektedir. En önemlisi doğru akaryakıt dışında kullanılan yanıcı maddelerden kaynaklı yaşanan facialar ve bunların sonuçlarıdır.
Sosyal ve çevresel unsurların yanı sıra motor performansını da doğrudan etkileyen akaryakıt konusunda kapısını çaldığımız Total Lojistik Direktörü Yaşar Taşkıran bu konudaki doğru ve yanlışları Kamyonum Dergisi ile paylaştı
Total İstasyonları Anlık Denetleniyor!
“İstasyon Otomasyon Sistemi” ile anlık olarak envanter bilgileri (tank/pompa sayıları gibi), stok hareketleri (tanklar içindeki mevcut ürün seviyesini), tank dolumları, pompa satışları, tanktaki su seviyesi gibi bir çok bilgiyi ürün bazında tüm detayları ile öğrenebildiklerini belirten Total Lojistik Direktörü Yaşar Taşkıran’a özellikle Türkiye’deki akaryakıt kullanımı ile ilgili sorularımızı yönelttik. İşte Taşkıran’ın cevapları…
Nitelikli akaryakıt nasıl olmalıdır?
Nitelikli akaryakıt, öncelikle, EPDK’nın 10.09.2004 tarihli ve 25579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmelikte belirtilen kriterlere uygun olmalıdır. Mutlak ve yasal koşul budur.
Sadece bu Yönetmelikteki kriterlere uygun ürün satmakla yükümlü olan dağıtıcı kuruluştan tedarik olan istasyonlar bu kriterleri bozmadan, ürünleri, temizliği ve bakımı düzenli bir şekilde yapılan tanklarında depolayıp satmalıdır.
Ticari araç kullanıcısı kullandığı akaryakıtın nitelikli olduğunu nasıl anlamalıdır? Bu yönde nasıl hareket etmelidir?
Sürücüler arasında nitelikli akaryakıtın sadece ürünün rengi, görüntüsü ve dokunarak anlaşılabileceği düşüncesi yaygındır. Oysa ürünün bu özellikleri akaryakıtın nitelikli olduğunu göstermeye yeterli olmadığı gibi, bu tür kontrol oldukça yanıltıcı ve sağlık açısından da tehlikelidir.
Bir ticari araç kullanıcısı uğradığı akaryakıt istasyonlarından aldığı ürüne ait akredite bir laboratuar tarafından düzenlenmiş analiz raporunu görme, istasyonun ve istasyonda satılan ürünlerin bayrağını taşıdığı dağıtıcı firma tarafından düzenli bir şekilde kontrol edilip edilmediğini öğrenme, istasyondaki tankların temizliğinin periyodik olarak yapılıp yapılmadığını sorgulama hakkı bulunmaktadır. Araç kullanıcısı bu haklarını bilmek ve ona göre hareket etmek durumundadır.
Nitelikli akaryakıt kullanılmadığı takdirde araca, yakıt ekonomisine ve çevreye ne tür zararlar verilir?
Son zamanlarda artış gösteren yakıt kaynaklı araç yangınlarında görüldüğü gibi en büyük kayıp can kaybıdır. Bundan daha büyük bir kayıp olamaz. Diğer yandan, niteliksiz akaryakıt araca, aracın motoruna, filtresine kısaca tüm düzeneğine maddi hasarlar vermektedir. Bu tür niteliksiz yakıtın kullanılması toprak, su, hava gibi tüm çevresel etmenlere ve tüm canlı sağlığına telafi edilemeyebilecek zararlar vermektedir. Bu tür ürünler genellikle vergisi ödenmemiş, kaçak ve kontrol edilemeyen ürünler oldukları için, ülke ekonomisini büyük zarara uğratmaktadır.
Dağıtıcı kuruluşlar akaryakıt kalitesi için nasıl çalışmalar yaparlar?
Biz Total Türkiye AŞ olarak, EPDK’nın 10/09/2004 tarihli ve 25579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmelikte belirtilen kriterlere uygun ürünler satmakla birlikte, istasyonlarımızı ve istasyonlarımızda satılan akaryakıt ürünlerini, gezici laboratuarlarımızla sık aralıklarla ve düzenli bir şekilde, denetliyoruz. Gerek terminallerimizde gerek ise istasyonlarımızda satılan akaryakıt ürünlerini kontrol etmek amacıyla, en son teknoloji esas alarak kurulmuş ve gelişkin analiz cihazlarının kullanıldığı 4 akredite akaryakıt laboratuarımız faal olarak çalışmaktadır. Bunun yanında, istasyonlarımıza sürekli akaryakıt ürününün kalitesinin nasıl korunacağına ilişkin yazılı/sözlü eğitim ve bilgiler vermekteyiz.
Akaryakıtta marker sistemi nedir? Nasıl uygulanır?
EPDK’nın 12 Nisan 2006 tarihli ve 26137 sayılı Resmi Gazetede yayımlananan PETROL PİYASASINDA ULUSAL MARKER UYGULAMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİĞİ’ne göre, rafinericiler ve dağıtıcı firmalar yurt içinde pazarlayıp sattıkları akaryakıt ürünlerine rafineri çıkışında veya gümrük girişinde EPDK tarafından belirlenen şart ve özellikte marker eklemektedirler. Bunun nedeni, satılan akaryakıt ürünlerin sanayide yan ürün olarak veya diğer şekillerde üretilen veya tasfiye edilmiş kaçak petrol olmadığını kanıtlamaktır.
EPDK ulusal marker ve idarî ve teknolojik yöntemler ile bir denetim sistemini kurar. Valilikler, görevli elemanların başvurusu halinde denetim amaçlı alınacak numunelerin kullanıcı ve bayilerden alınmasını ve emniyetini sağlamakla yükümlüdür. Numunelerde yapılacak testlerde ulusal markerin gerektiği şart ve seviyede bulunmadığı ve alınan numunelerin laboratuvar analizi ile teknik düzenlenmelere uymadığı tespit edildiğinde, cezai şart uygulanır.
Mücbir sebep sayılan haller ile bağımsız gözetim firmasınca düzenlenecek tutanak ile tespit edilmiş olması kaydıyla, tesislerinde kurulu enjeksiyon donanımlarında ulusal marker ekleme işlemi esnasında meydana gelen teknik arızalar sonucu oluşan ve geri kazanımı mümkün olmayan ulusal marker kayıpları hariç olmak üzere, teslim edilen ulusal markerin çalınması, kaybolması ve/veya ziyan olması halinde; ilgili lisans sahibi çalınan, kaybolan ve/veya ziyan olan ulusal marker bedelini EPDK hesabına yatırır.
Ulusal marker bedeli, çalınan, kaybolan ve/veya ziyan olan ulusal markerin ekleneceği akaryakıt miktarından doğan her türlü vergiye karşılık gelen bedel olup, ulusal marker bedelinin hesaplanmasında ulusal marker uygulaması kapsamındaki akaryakıt türlerinden en yüksek vergiye sahip olan akaryakıt ve ulusal markerin zayi edildiğinin tespit edildiği veya beyan edildiği tarihteki söz konusu akaryakıtın en yüksek bayi satış fiyatı esas alınır. Ulusal marker bedelinin ilgili lisans sahibi tarafından Kurum hesabına yatırıldığına dair belge EPDK ibraz edilmeden yeniden ulusal marker verilmez.
Ayrıca, İlgili lisans sahibi tüzel kişiler Kurumu bilgilendirmek, ilgili ve diğer mevzuata uygun olmak kaydıyla akaryakıta kendi markerlerini ekleyebilir. Ancak, bu tür markerin ulusal marker ile etkileşime girmeyecek özellikte olması zorunludur.
Türkiye genelinde kaç bayiiniz bulunuyor? Bunların denetimlerini nasıl yapıyorsunuz?
Türkiye genelinde 450 bayimiz var. İstasyonlarımızın denetimini pek çok yolla gerçekleştiriyoruz. Bunlardan birincisi istasyondaki akaryakıt faaliyetini izlediğimiz: “İstasyon Otomasyon Sistemi”. Bu sistem; bize anlık olarak envanter bilgileri (tank/pompa sayıları gibi), stok hareketleri (tanklar içindeki mevcut ürün seviyesini), tank dolumları, pompa satışları, tanktaki su seviyesi gibi bir çok bilgiyi ürün bazında tüm detayları ile vermektedir.
İstasyonlarımızda gerçekleştirdiğimiz bir diğer denetim ise “Kalite Kontrol Araçları” ile sürekli yaptığımız ürün ve istasyon kontrolleridir. Toplam 6 kalite kontrol aracımız ile yıl boyunca tüm istasyonlarımızı denetliyoruz.
Bahsettiğimiz bu genel ürün ve faaliyet denetimlerinin yanı sıra, ayrıca yılda en az üç kere gerçekleştirdiğimiz “Gizli Müşteri Ziyaretleri” ile de istasyonlarımızdaki hizmet kalitesini takip ediyoruz. Bu ziyaretlerin sonuçlarına göre çeşitli aksiyonlar alarak istasyonlarımızdaki hizmet kalitesini sürekli artırmayı hedefliyoruz.
Türkiye’de nakliye sektöründeki bazı kişi ve kuruluşlar yakıt maliyetlerini düşürmek için 10 numara yağ ve kaçak mazot kullanıyorlar. Bu kullanım basına da yansıdığı gibi telafisi imkansız felaketlere sebep oluyor. Bunun yanında bu kullanımın araca, motor ve diğer aksamları olarak kullanım esnasında ve uzun vadede ne gibi zararları olmaktadır?
Yukarıda da belirtildiği gibi, en önemli kayıp can kaybıdır. Bunun telafisi imkânsızdır. Diğer yandan, bu tür kalitesiz ürünler çevreyi ve insan sağlığını tehdit eden kükürt emisyonları açısından yüksek, çok fazla ağır metaller barındırabilmektedir. Aracın tüm motor aksamına zarar verip, aracın deposunu aşındırmakta ve fitlerlerini tıkamaktadırlar. Ayrıca aracın performansını düşürüp, ömrünü kısalttıkları gibi, yeni araçların garantilerini sona erdirmektedirler.
Sizler akaryakıt dağıtım kuruluşları olarak, sektörü bilgilendirmek ve bilinçlendirmek yönünde herhangi bir faaliyette bulunuyor musunuz, ya da ileriye dönük bu tür planlarınız var mı?
Akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren PETDER bu anlamda sektörün sözcülüğünü yapmaktadır. Biz de PETDER’e üye bir kuruluş olarak bu konuda gerekli katılımı ve girişimi sağlıyoruz.